Değerli Arkadaşlarım,
Biz bu çalışma sürecimizde hiçbir şahsa, gruba veya grup liderine hakaret etmedik, iftira atmadık; bundan sonra da yapmayacağız. Ancak bu tutumumuz, bugünün veya geçmişin yanlış uygulamalarını eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez.
Aynı şekilde benim görev yaptığım dönem de herkes tarafından eleştirilebilir. Yapıcı ve gerçeklere dayanan her eleştirinin başımın üstünde yeri vardır.
Geçmişte üstlendiğimiz görev ve sorumlulukların gereği olarak bugün camiamızdan karşılaştığım insanlarla, medeni insanların yapması gerektiği gibi selamlaşıyor, oturup çayımızı kahvemizi içiyorum. Bu tutumum bugünkü Federasyon Başkanı Bahri Tanrıkulu için de, önceki Federasyon Başkanı Metin Şahin ve arkadaşları için de geçerlidir.
Ancak yıllar önce yaşanmış, düzmece ve iftira olduğu; kimler tarafından, nerede ve nasıl organize edildiği bizzat olayların içerisinde bulunan kişiler tarafından açıklanmış birtakım meselelerin, bugün yeniden gündeme getirilerek şahsımı itibarsızlaştırmak amacıyla kullanılmasını doğru bulmuyorum.
Son dönemde yürüttüğümüz çalışmaların camiamızda ilgi ve destek görmesinden rahatsızlık duyan bazı kişilerin husumet diliyle hareket ettiğini görüyorum. Uzun zamandır “Taekwondo’da Güç Birliği” isimli grupta ve bazı kişisel sosyal medya hesaplarında şahsımla ilgili yapılan paylaşımlar, maalesef tartışmanın seviyesini yeterince aşağıya çekmiştir.
Tavsiyem, bu tutumdan vazgeçilmesidir.
Burada en büyük sorumluluklardan birinin de önceki dönem Federasyon Başkanı Sayın Metin Şahin’e düştüğünü düşünüyorum. Bu tartışma aynı seviyede sürdürülürse, geçmiş 22 yıllık dönemde yaşanan ve camiamızın hafızasında hâlâ tazeliğini koruyan birçok tartışmalı olayın yeniden gündeme gelmesi kaçınılmaz hâle gelir. Bunun ne kendilerine ne bize ne de Taekwondo camiasına bir faydası vardır.
Ben kendi arkadaşlarıma her defasında açıkça söylüyorum:
Bu polemiklere girmeyin. Şahsımla ilgili yapılan paylaşımlara cevap vermeyin. Tahriklere kapılmayın. Gerektiğinde şahsımla ilgili konuların cevabını ben veririm.
Değerli arkadaşlarım,
Şu anda çok daha önemli bir süreç yürütüyoruz. Başkalarının yaptığı hatalara bizim de düşmemiz hem üslubumuza yakışmaz hem de stratejik açıdan yanlış olur.
Başkalarının kazdığı çukura düşerek enerjimizi polemiklere harcamayalım.
Çünkü bugün muhalefetin kendi içerisinde kavga etmesinden en fazla fayda sağlayacak olan, eleştirdiğimiz mevcut Federasyon yönetimidir.
Biz birbirimizle uğraşmaya başladığımız anda asıl gündemden uzaklaşırız. Enerjimizi birbirimize harcar, esas hedefimizi gözden kaçırırız.
Önümüzde iki yol var:
Ya oluşturulan dedikodu ve polemik ortamına girerek enerjimizi burada tüketeceğiz ya da bugüne kadar hep birlikte ortaya koyduğumuz hedef ve vizyona güvenerek yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz.
Biz ikinci yolu tercih edeceğiz.
Çünkü önümüzde uzun ve meşakkatli bir yol var. Bizim işimiz kişilerle kavga etmek değil; ortaya koyduğumuz vizyonu gerçekleştirmek ve Türk Taekwondosunun geleceği için mücadele etmektir.
Başkalarının ne yapacağına, nasıl bir yol izleyeceğine veya kimlerle hareket edeceğine biz karar veremeyiz. Herkes kendisine yakışanı yapar. Biz onların yaptığını yapmayacağız.
Önümüzdeki Mali Genel Kurulda bir Federasyon Başkanı seçmeyeceğiz. Mevcut Federasyon yönetiminin bugüne kadar ortaya koyduğu yönetim anlayışını, uygulamalarını ve yanlışlarını sorgulayacağız. Aynı zamanda Taekwondomuzun geleceği açısından son derece önemli gördüğümüz Ana Statü değişiklikleri için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Şahsıma yönelik bu paylaşımları yapan arkadaşlarımız da Mali Genel Kurul konusunda bizim gibi düşünüyor ve söyledikleri gibi gerçekten samimilerse, muhalefete muhalefet etmek yerine enerjilerini mevcut sorunların çözümüne harcasınlar.
Mali Genel Kurula kadar çalışsınlar, fikirlerini ortaya koysunlar, yanlış gördükleri uygulamaları belgeleriyle anlatsınlar ve camiamıza katkı sunsunlar.
Çünkü gözden kaçırılmaması gereken çok basit bir gerçek vardır:
Bugün iktidar, Türkiye Taekwondo Federasyonu yönetimidir.
Dolayısıyla bugün yapılması gereken, muhalefetin kendi içerisinde hesaplaşması değil; Türk Taekwondosunun sorunlarını konuşmak, yanlış uygulamaları sorgulamak ve geleceğe yönelik daha adil, demokratik ve sürdürülebilir bir yapı ortaya koymaktır.
Biz enerjimizi polemiğe değil, Taekwondonun geleceğine harcamaya devam edeceğiz.










