Uzun süredir yazmak istediğim ancak fırsat bulamadığım bir konuyu siz dostlarla paylaşmak istiyorum. Bazı emekçi antrenör arkadaşlarımızın; yarışmacı düzeyinde sporculara antrenörlük yapmayan ancak Taekwondo’ ya hala antrenör olarak ya da farklı alanlarda hizmet etmeye devam eden spor insanlarının fikir beyan etmelerini hoş karşılamadıklarını üzülerek görüyorum. Bu yaklaşım belki farkında olmadan yapılmakta ya da açıkça ifade edilmese de “Türkiye şampiyonalarında sahada havlu sallamayanın konuşmaya hakkı yok” demeye getirilmekte.
Taekwondo’ ya hizmet etmek yalnızca sahada havlu sallamakla sınırlı değildir. Bugün fikir beyan eden birçok kişi, sizler daha belki de miniklerde sporcu iken ya da henüz bu camiaya adım atmamışken sahada aktif görev yapmış; yaşamın doğal akışı içinde bugünse antrenörlüğü yarışmalara katılmadan sürdürmekte veya kulüp yöneticisi, idareci, akademisyenlik gibi farklı alanlarda spor insanı olarak hizmet etmeye devam etmektedirler. Bu dönüşüm bir gün sizler içinde geçerli olabilir.
Örneğin mevcut federasyon başkanımız değerli bir şampiyondur. Sporculuk kariyeri sonrasında uzun yıllar aktif antrenörlük yapmamış olması, onun Taekwondo adına söz söylemesine engel olmamıştır; bilakis bugün federasyon başkanlığı görevini yürütmektedir. Federasyon başkanı olmak için mutlaka çok başarılı bir antrenör ya da sporcu olmak gerekmez; ancak güçlü bir idari vizyon ve yönetim tecrübesi beklemek kaçınılmazdır. Aynı şekilde Taekwondo hakkında konuşmanın ön koşulu da aktif antrenörlük değil, bilgi ve birikimdir.
Türkiye’nin en başarılı antrenörü olmak da kimseyi mutlak söz sahibi yapmaz. Genel kurul delegeliği ya da oy gücü, mevcut seçim sistemi nedeniyle her zaman liyakatle örtüşmeyebilir. En çok oy hakkına sahip olmak, Taekwondo adına en doğru vizyonu ortaya koyacağınız anlamına gelmez. Görev almak ile o görevde vizyon üretmek, politika geliştirmek ve sürdürülebilir başarı inşa etmek aynı şey değildir.
Bir “spor dalının gelişimi”; yalnızca antrenörün emeğiyle değil, sporcunun ve ailesinin desteğiyle, teknik kurulların çalışmalarıyla, hakemlerin katkısıyla, kulüplerin ve yöneticilerin organizasyon kabiliyetiyle, akademik bilginin sunduğu bilimsel destekle, federasyon yönetimi ve kamu otoritesinin sağladığı kaynaklarla mümkündür. Sporcuya aile desteği olmazsa antrenörün emeği sınırlı kalır. Spor bakanlığının desteği olmadan federasyonların sürdürülebilirliği zora girer. Bilimsel katkı olmadan saha uygulamalarının güncelliği ve niteliği düşer. Nihai hedef uluslararası başarı ve ülke prestiji ise, bu hedef ancak tüm paydaşların ortak emeğiyle gerçekleşebilir.
Siz yarışan sporcunuzun arkasında sahada iken, bazılarımız sizin ve sporcunuzun hakkını ve hukukunu koruma peşinde olabilir mi? Bazılarımız Taekwondo’ ya yeni spor kulüpleri kazandırmak için koşturuyor olabilir mi? Bazılarımız Taekwondo’ yu üniversitelerde ders olarak yayıyor olabilir mi? Taekwondo adına bilimsel çalışmalar yaparak, antrenör kurs ve seminerlerinde sizlere eğitim veriyor olabilir mi? Bazılarımız öğretmenlik yaptığı okullarda, bazılarımız halk eğitim merkezlerinde Taekwondo’ yu sevdirmeye çalışıyor olabilirler mi? Hepimiz aynı şeyin peşinde koşarsak doğal olarak aynı noktadan bakarsak, bu sporu nasıl öteye taşıyacağız?
Bu nedenle Taekwondo’ da söz söyleme hakkı, tek bir role indirgenemez. Başarılı sporcu yetiştiren antrenörlerin emeği elbette tartışılmaz bir saygıyı hak etmektedir. Demem o ki, başarı yolculuğunda diğer paydaşların katkıları da en az antrenörlerimizin katkıları kadar çabayı ve takdiri gerektirir. Nasıl ki diğer paydaşlar sizlere saygı duyuyorsa, antrenörlerin de farklı yönlerde Taekwondo’ ya hizmet eden spor insanlarının katkılarına aynı saygıyı göstermesi beklenir.
Bulunduğumuz yerden bakarak camianın tamamını o merkezden ibaret sanmak yanıltıcı olacağı gibi istemeden de olsa diğer emek sahiplerine haksızlık olacaktır. Taekwondo ekosistemi, göründüğünden çok daha geniş ve çok katmanlıdır. Unutmayalım, aktif olmayan şampiyon milli sporcularında, milli antrenörlerinde, uluslararası hakemlerinde sizler gibi kura yoluyla genel kurul delegesi olma şansı bulunmaktadır. Taekwondo’nun sürdürülebilir başarısı, ancak karşılıklı saygı, kapsayıcı bakış açısı ve ortak akılla mümkün olacaktır.
Sevgilerimle.










