Taekwondo Federasyonu yönetimi, yaklaşık iki yıl önce camiamızda güveni, adaleti ve birlik duygusunu güçlendirme imkânı ve fırsatıyla göreve geldi. Ancak çok kısa bir zaman sürecinde yola birlikte çıktığı birçok isimle yollarını ayırmış, camiadaki ayrılıkları giderememiş, umut vermeyen, gelecek için soru işaretleriyle dolu bir yönetim görüntüsü içindedir.
Taekwondo’nun ihtiyaç duyduğu ortak heyecan, adalet duygusu, samimiyet, açıklık ve güvenin yeterince oluşmadığını düşünüyorum. Mevcut yönetime ve icraatlarına karşı camianın büyük bir bölümünün kafasında soru işaretleri oluşmasının nedeninin, yönetimin bu beklentilere karşılık verebileceğine olan inancın artık kalmaması olduğunu düşünüyorum.
Bu tablonun nedenlerini açıkça konuşmak ve yönetimden somut bir değişim beklemek hepimizin hakkıdır. Bunun yapılacağı en uygun ortam da yaklaşan Mali Genel Kurul’dur.
Benim de bir tarafım ve desteklediğim bir yaklaşım var. Mevcut yönetimin yaklaşımını eleştiriyor ve değiştirmesi gerektiğine inanıyorum. Bu eleştiriyi, camiamızın daha adil, katılımcı ve güven veren bir anlayışla yönetilmesini istediğim için yapıyorum.
Farklı düşünen arkadaşlarımızdan beklentim de aynı: Birbirimizin kaygılarını dinleyelim ve desteklediğimiz yönetimin kararlarını hepimizin hakkı ve Taekwondo’nun geleceği açısından değerlendirelim.
Ana Statü ve Temsil Hakkı
Yaklaşan Mali Genel Kurul öncesinde, mevcut yönetimin 2024 yılında yaptığı Ana Statü değişikliklerinin, yasal çerçevenin zaten sınırladığı temsil ve katılım imkânlarını daha da daraltabileceği kaygısını taşıyorum.
Böyle bir daralma, bugün yönetimi destekleyen arkadaşlarımızın da gelecekte söz ve temsil hakkını etkileyebilir. Bu nedenle önerileri, camianın tamamı üzerindeki sonuçlarıyla değerlendirmeliyiz.
Cengiz Yağız ve “Taekwondo’ya Sahip Çık” hareketinin savunduğu yaklaşım ise aynı yasal çerçevenin sınırlarını delegeler lehine kullanmak niyetiyle, daha fazla kulübün eşit koşullarda temsil edilmesini ve kuralların herkes için açık olmasını hedefliyor.
Günlerdir bu yaklaşımı camiaya anlatabilmek için inanılmaz bir çaba sarf ediliyor. Bence bu yaklaşımın herkes tarafından desteklenmesi gereken temel nedeni şudur: Kim yönetimde olursa olsun, camiamızın söz hakkının güçlü kalması.
Katılımı güçlendiren, farklı görüşlere alan açan ve herkesin hakkını koruyan bir yönetim anlayışıdır bu.
Kendimize şu soruyu soralım:
Bugün desteklediğimiz bir düzenlemeyi, yarın farklı bir yönetim uyguladığında da adil bulacak mıyız?
Mali Genel Kurul’un Önemi
Sonuçta Mali Genel Kurul, başkanlık seçiminin yapıldığı kurul değildir; bütçenin hesabının verildiği, biriken meselelerin ve aksayan idari işlerin tüm camiayla birlikte tekrar konuşulma imkânının ve yönetimin kendisini anlatma fırsatının olduğu bir kuruldur.
Mevcut yönetimi desteklemeye devam edebilirsiniz; ancak karşı taraftan gelen ve sizin de lehinize olan bir duruma itiraz etmeden önce, desteklediğiniz yönetimin sizden vazgeçmenizi istediği haklarınızı da dikkatlice düşünmelisiniz.
Gelin, önerileri kimden geldiği kadar camiamıza ne kazandıracağı üzerinden de değerlendirelim.
Tercihlerimiz farklı olabilir; Taekwondo’nun geleceğine karşı sorumluluğumuz ortaktır.
Doç. Dr. Kadir Yağız
Iğdır Üniversitesi
Spor Bilimleri Fakültesi
Rekreasyon Bölüm Başkanı
1988 ve 1990 Avrupa Şampiyonu
1996-2003 Millî Takım Antrenörü
2000-2003 Avrupa Teknik Komitesi Üyesi










