İbra Var, Peki Güven Ne Kadar?
Taekwondo Federasyonunun 9. Mali Kurulu tamamlandı ve mevcut yönetim ibra edildi. Delegelerin kararına saygı duyuyor, camiamız için hayırlı olmasını diliyorum. Kurul öncesinde görüşlerini paylaşmış bir camia üyesi olarak, sonuçların taşıdığı mesajları da değerlendirmek istiyorum.
Kurulda, muhalif grupların sunduğu ana statü değişikliği önerisinin gündeme alınması için yapılan oylamada, oylamaya katılan 243 delegenin 96’sı (%39,51) ret, 64’ü (%26,34) kabul oyu verirken, 83’ü (%34,16) çekimser kalmıştır. Her ne kadar sonraki oylamada yönetim ibra edilmiş olsa da muhalefetin sunduğu ana statü değişikliği önerisine verilen oy dağılımı dikkatlice değerlendirildiğinde, ortaya çıkan sonucun mevcut yönetim lehine güçlü bir güven desteği olarak sunulması tartışmalıdır. “Güven tazeledik” söylemi, sonuçları yönetim lehine yorumlama çabasıdır; tablonun diğer gerçeklerini ortadan kaldırmaz.
1. Daha büyük destek grubu, çoğunluk demek değildir.
Yönetim, sadece ibra yönünden daha büyük bir destek grubuna sahip durumdadır. Ana statü değişikliği önerisi oylaması göstermiştir ki katılanların %60,49’u federasyon yönetimin ana statü noktasında, mevcut durumu koruma direncinden rahatsız ve endişelidir. Delegelerin ibra yönünde oy kullanmış olmaları, “delegelerin çoğunluğunun yönetimi her koşulda desteklediği/destekleyebileceği” sonucunu göstermez. Bunu, ana statü değişikliği önerisine ilişkin oylama sonucundan görebiliyoruz; yönetim seçildikten sonra 2 yıl kadar kısa bir süre içinde önceki desteğini neredeyse %50 oranında kaybetmiştir.
2. Çekimserler, kurulun en dikkat çekici mesajıdır.
83 kişilik bu grup, statü değişikliği konusunda yönetimi destekleyenlerin sayısına oldukça yakındır. Çekimserlik; tereddüt, rahatsızlık, bilgi eksikliği veya taraf olmama isteği gibi farklı gerekçeler taşıyabilir. Bu oyları doğrudan muhalefete yazmak doğru değildir. Ancak seçimli bir kurulda belirleyici olabilecek büyüklükte bir kesimin yönetime açık destek vermediği de ortadadır.
3. Sportif başarı, aynı ölçüde yönetsel desteğe dönüşmemiştir.
Milli takımın son iki yıldaki Avrupa ve dünya takım şampiyonlukları önemli başarılardır. Buna rağmen ibra desteğinin %40’ın altında kalması, sportif başarıların delegelerin beklentilerini karşılamaya tek başına yetmediğini düşündürmektedir. Temsil, adalet, şeffaflık ve güven gibi başlıklardaki beklentilerin dikkate alınması gerekliliği geçerliğini korumaktadır.
4. Muhalefetin ortaya koyduğu duruş azımsanamaz.
Mevcut yönetim, görevde olmanın sağladığı önemli güç ve avantajlarla kurula katılmıştır. Üstelik mali kurulda oylamalar açık yapılmaktadır. Buna rağmen kurulda 64 delege muhalefet lehine açıkça oy vermiştir. Çekimserlerin genişliği de yönetimin açık destek kazanmakta zorlandığını göstermektedir. Sonucu yalnızca “güven tazeledik” diye anlatmak, her iki mesajı da göz ardı etmektir.
5. Yönetime destek, ana statü önerilerinin görüşülmesinin önüne geçmemeliydi.
Çok yakından bildiğim için şunu söyleyebilirim ki, en azından “Taekwondo’ya Sahip Çık” grubunun kurul öncesindeki temel amacı, şahsi çatışmalar ve ibra meselesinden daha çok, 2024’te değiştirilen ve delegelik haklarını sınırlayan ana statü düzenlemelerini delegeler lehine yeniden ele almaktı. Yönetime destek vermek, bu önerilerin kurulda tartışılmasına ve oylanmasına karşı çıkmayı gerektirmezdi. Önerilerin tartışılmasının önünü kapatan tutum, destek veren delegelerin kendi haklarını da yönetimi destekleme tercihinin gerisine itmiştir.
Bu tablodan hem yönetimin hem muhalefetin çıkaracağı sonuçlar vardır. Muhalif gruplar kendilerini daha iyi anlatmanın yollarını bulmalıdır. Yönetimin asıl sınavı ise daha zordur; onlar mali genel kurulu geçmiş olmayı kutlamaktan çok, açık destek vermeyen 147 delegenin farklı gerekçelerini anlamak ve karşılık verebilmek için çalışmalıdır.
Doç. Dr. Kadir Yağız
Iğdır Üniversitesi
Spor Bilimleri Fakültesi
Rekreasyon Bölüm Başkanı
1988 ve 1990 Avrupa Şampiyonu
1996-2003 Millî Takım Antrenörü
2000-2003 Avrupa Teknik Komitesi Üyesi









