Yönetim, idare gücünü işlerin yetenekli ve üstün özelliklere sahip olanlar arasında paylaştırarak alır. Bilgili ve yeteneklilerin seçilmesiyle birlikte onlara yetki devri ve sorumluluklar verilir. İşlerin idaresi bu şekilde liyakatlilerle yürütülür.
Yönetimde liyakatlileri görevlendirip yetkisizleştirirseniz, her şeyi tek merkezli ve paylaşımsız yaparsanız, yanlışlıklarla dolu bir beceriksizlik içinde boğulursunuz.
Görevli olarak birçok alt başlıkla oluşturulan kurullardakileri sadece biçimsel olarak sunmuş olursunuz; ancak kendinizi kandırdığınızı, bir süre sonra işler karıştığında anlarsınız. Bunun yerine, az ya da çok göreve isimleri yazılanlara işleri görmek için yetki ve sorumluluk vererek güven duyulmalı ve işlerin yürütülmesi onlara bırakılmalıydı.
Sanki insanları onore etmek için kurullara isimler yazılmış, hatta isim yazabilmek için yeni yeni kurullar türetilmiştir. “Onore etmek” derken de belirtmeden geçemeyeceğim: Onur Kurulu belirlenirken hangi kriterlerin göz önünde bulundurulduğu bile belli değildir; kaldı ki Onur Kurulu oluşturulurken dahi spor adamları gücendirilmiştir.
Bu bağlamda, önceki dönemlerde Taekwondo Federasyon Başkanlığı yapmış olan Cengiz Yağız’ın paylaşımındaki tablodaki verilere dikkat çekmek istiyorum.
Tabloların tamamında minikler, yıldızlar, gençler, ümitler ve büyükler kategorilerinde son iki yıldaki sporcu katılımı ve kota sayıları paylaşılmıştır. Buradan da anlaşıldığı gibi yönetim, katılımcı sayılarını ve kotaları dengesiz oluşturmuştur.
Burada bir yanlışlık vardır; bunu hepimiz görebiliyoruz. Ancak yönetim bunu bilinçli olarak yapmışsa, o zaman birçok kulübümüz temsilde, özellikle Doğu ve Batı gruplarında adaletsizliğe uğrayacaktır. Yönetimin sessiz kalmayıp bu duruma açıklık getirmesi ve sonuçlarının nereye varacağını görebilmesi, spor adamlarının faydasına olacaktır.










